Takdim-Selim Gündüzalp

İnsanın yaratıldığı günden bugüne kadarki hayat yolculuğunu ve macerasını iki kelime ile özetlemek mümkündür sanırım. Gelişim ve değişim. Bu insanlık tarihi boyunca bazen yavaş, bazen süratli ama devamlı uzun bir akış içinde olagelmiştir. Daha iyiye daha güzele doğru. Her insan bu değişim ve gelişimden nasibini aldığı gibi, Mehmed Kırkıncı Hoca Efendi’nin hayatına ve eserlerine baktığımızda bu feyyaz[1] ve bereketli nasibi daha ziyâdece görmekteyiz. İnsanlık tarihinde varlığını hayatı ve eserleriyle sürdürebilen pek çok insan gelip geçmiştir. Kimi kahramanlığı, kimi adaleti, kimi ilmî dirâyeti, kimi Hak yolundaki hizmeti, kimi de engin tefekkür dünyası ile birer yıldız gibi parlamış olan bu şahsiyetler, insanlığın gelişmesi yolunda birer rehber ve kilometre taşı durumundadırlar. En başta Peygamberler ve onları takip eden mâneviyat rehberleri, insanların İlâhi ölçüler ve istikametler doğrultusunda yaşama ihtiyaçları için hayatlarını adayan bu rehberler mukaddes hizmetleriyle onlara doğru yolu göstermişlerdir. Eğer bugün insanlık âleminde hakiki mânâda insanlığı temin eden değerler yaşıyorsa, bu, onların hizmetlerinin neticesidir. Ve biz insanlar tarihin karanlık sayfalarını aydınlatan huzur ve saadet devirlerini onlara borçluyuzdur. Bugün belli bir medeniyet ve bilgi seviyesine ulaşmış durumdayız. Eskilere göre çok daha rahat şartlar içinde yaşıyoruz. Ama bunu birçoğumuzun isimlerini dahi unuttuğumuz bu bilgi ve gayret yolundaki isimsiz kahramanların himmetlerine borçluyuz. Dünya sahnesine çıkan her yeni nesil öncekilerin hazırladığı bilgi ve tecrübe hazinesiyle hayat ve medeniyet için gerekli olan birikimini önünde hazır bulur. Yeni hamlelerini onlara dayanarak yapar. Mehmed Kırkıncı Hoca Efendi’nin bir ömür boyu gözyaşıyla yoğurup ortaya koyduğu bu yazılarda ve eserlerde 70 yıllık, 600 yıllık değil, 1400 yıllık geçmişimizden öteye izler, en nâdide örnekler bulacağız. Bu öyle bir ummandır ki, bir damları bile yeri geldiğinde susuzluğumuzu gidermeye yetecek cinstendir. Bereketli bir ömür ve devamlı düşünme, sohbet ve yazı çalışmaları içerisinde geçen bu hayat, insanlığa ışık tutacak eserler vermiştir. Şimdi bu eserlerin toplu hâlde basımının gerçekleşmesiyle bahtiyarız. Hoca Efendi’ye şükran ve dualarımızı arz ediyoruz.
Geçtiğimiz günlerde bi’l-vesile ile hava alanında karşılaştık. Ankara’ya, oradan da İstanbul’a gitmek üzereydi, hem de yalnız ve bu yaşında. O gece ve ertesi günler bu manzara hiç aklımdan çıkmadı. Düşündüm uzun uzun. Biz olsak ne yapardık bu yaşlarda, ne hâlde olurduk Allah bilir. Şefkatli ve vefakâr Hoca Efendi’nin bilgi ve ilim yönü de her zaman için bizim âlemimide önemli bir boşluğu doldurmuştur. 32 yıla yaklaşan bir sohbet ve istifade halkasının nasiplilerinden olduk. Hiç boşa kaldığına şâhit olmadık. Ya okuyor, ya ders veriyor, ya yazıyor, ya yazdırıyor ya da sohbet ediyordu. Kaç elle, kaç akılla, kaç ruhla çalışıyor diye düşünmeden edemiyor insan. Rabbim istihdam edince böyle oluyormuş. Bu ilham ve gayret kaynağımıza hayran hayran bakıp dualar ediyoruz. Özellikle dünyamı fetheden ilk eseri Hikmet Pırıltıları olmuştu. Bu eser Risale ders ve sohbetleri sırasında yapılan izah ve açıklamalardan alınan notlardı. Gerçekten hayatımda Risale-i Nur gibi önemli bir eserin anlaşılmasında büyük rol oynamıştır. Allah razı olsun. Bundan sonra, bu eserin ardından Kader Nedir?, Ruh Nedir?, Nasıl Aldanıyorlar ve bildiğimiz gibi diğer eserleri takip etti. Her biri sahasında önemli ve büyük bir boşluğu doldurdu. Tertemiz kaynaklardan, tertemiz bir sunum ile bize ulaşan bu çalışmalar için emeği geçenleri ve Mehmed Kırkıncı Hoca Efendi’yi tebrik ediyor, Rabbimden bereketli ömürler niyaz ediyorum.
Selim Gündüzalp, Fikir Damlaları
[1] Feyyaz: Çok verimli, bereketli, çok feyizli.

Bu konuda geri bildirim bırakın