Senin Korkmana Gerek Yok

Merhum Necip Fazıl’ın tabiriyle; “Aklın mücessem hali” ve “doğunun mantık küpü” olan muhterem Mehmed Kırkıncı Hocaefendi bir sohbetinde şu latif hatırayı naklediyor; “Bundan kırk, kırk beş sene evvel bir Sıddık Tivnikli Bey vardı. O, benim medrese hocam Hacı Faruk Efendi’nin yeğeni idi. Aynı zamanda nur talebesi olan Sıddık beyin Cumhuriyet caddesinde bir dükkânı vardı. Arasıra yanına gider, gelirdim. Yine bir gün gittiğimde beni hürmetle karşıladı. Dükkânda da elinde sigara, ayak ayaküstüne atmış bir enteresan adam var. Ben de o sıralar gencim, sakalım da yok. Sıddık beyin beni hürmetle karşılaması üzerine o adam elinde sigara bana dönerek; “Sen hangi hocalardansın?” diye sordu. Ben de kendisine “sen hangi hocalardan arıyorsun?” diye sorunca şöyle dedi; “Yoksa sen de “bir insana cennete şu kadar huri verilecek” diyen hocalardan mısın?” Ben de “Evet o hocalardanım” dedim. Bunun üzerine kızarak; “Hele işe bak kardeş! Benim evde bir hanım var. Onunla günde yetmiş kez dövüşüyorum. Ben onun hakkını veremiyorum. Yetmiş huriyle ne yaparım?” Ben de kendisine şöyle dedim; “Sana ne? O senin işin değil ki.. Onu huri verilenler düşünsün. Senin orada ne işin var?” Bunun üzerine mahcup oldu, ayaklarını topladı, bir şey diyemedi. Böyle ilzam olduktan sonra onu orda bırakmadım. İzah ettim ona meseleyi. Çok memnun oldu.”
https://www.cevaplar.org/index.php?content_view=6484&ctgr_id=122

Bu konuda geri bildirim bırakın