Nükteler

Ne Âletiyiz?

Ne Âletiyiz?

İnsanın herhangi bir âletten istifade edebilmesi için, öncelikle o âletin neye yaradığını ve ne için yapıldığını bilmesi lâzımdır. Aksi hâlde, âletten istifade edemeyecek ve âletin yapılışı da abesiyete[1] inkılâp edecektir. Meselâ insan, eline aldığı bir termometrenin ısı ölçme âleti olduğunu bilmezse ondan istifade edemeyeceği gibi, ondaki rakamları yanlış tefsir ederek termometre ile kumaş ölçmeye kalktığı takdirde de divânelik etmiş olacaktır.

Basit bir âlette mesele böyle olunca, insanın her şeyden önce kendisinin ne âleti olduğunu öğrenmesi ve hayatını o sahada sarf etmesi icap eder.

İnsanda, hiçbir fiilin fâilsiz olmayacağı hakikatini idrak etme ve Cenâb-ı Hakk’ın bu kâinatta tecellî eden isim ve sıfatlarını tefekkür etme istidadı ve ölçüleri vardır. Yine insanda, hiçbir sıfatın mevsufsuz[2] olmayacağını kavrama kabiliyeti vardır. İnsan bu kabiliyetiyle, kâinatın her tarafında yayılmış muhit bir ilim ve kudreti temâşâ ederek, bu kâinatın bir Kadîr-i Hakîm tarafından idare edildiğini anlayabilmektedir ve hâkezâ… Bu istidat,[3] hayvanatta, nebatatta ve diğer câmid mahlûkatta yoktur.

İşte, bir insan kendisindeki bir sermayenin böyle ulvî maksatlar için verilmiş olduğunu idrâk edemediği takdirde, termometre ile kumaş ölçme misali, bu fevkalâde kıymettar cihâzatı ile sadece dünyevî menfaatler ve makamlar kazanma cihetine gidecek, böylece hem o kıymettar cihâzâtına mânen zulmedecek, hem de kendisine yapılan hadsiz masraflar hebâ olup gidecektir.


[1]       Abesiyet: Faydasız ve gayesiz oluş.

[2]       Mevsuf: Nitelendirilen, vasıflandırılan.

[3]       İstidat: Herhangi bir şeye karşı doğuştan gelen yatkınlık, yetenek, kabiliyet.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X