Temelden Hareketle
Temeli sağlam, fakat duvarları çatlamış bir binanın üzerine yeni katlar inşâ edilmez. En sağlam yol, temele kadar olan kısmı bir tarafa bırakarak, o temeller üzerine yeniden bir bina kurmak olacaktır.
İşte asrın müceddidi, tarikat berzahına bu sebeple uğramamış ve İslâmiyet’in temeli olan âyet, hadîs, icmâ-i ümmet[1] ve kıyas-ı fukaha[2] üzerine yepyeni bir hizmet metodu inşâ etmiştir. Bedenin rûha göre adım atması gibi, insanın da hareketlerini îman kuvveti nisbetinde İslâm’a uydurduğu hakikatini esas alarak, bu asırdaki İslâm’dan uzaklaşmanın, îman zafiyetinden ileri geldiği teşhisini koyup, bütün kuvvetiyle bu dâvâya teveccüh[3] etmiş ve bereketli ömrünü bu sahada feda etmiştir.
[1] İcmâ-i ümmet: Aynı asırda yaşayan İslâm müçtehitlerinin Kur’ân ve sünnette açıkça belirtilmemiş olan şer’î bir meselede ittifak etmeleri.
[2] Kıyas-ı fukaha: Hakkında âyet veya hadis bulunmayan meselelerde, hakkında âyet veya hadis olan benzerlerine göre hüküm verme.
[3] Teveccüh: Doğrulmak, yönelmek.

Bu konuda geri bildirim bırakın