Münevver – Aydın
Bugünün ilim adamlarının birçoğu aydındırlar, fakat münevver[1] değildir.
Münevver olan kimse, hem kendisi nurlanmış bulunan hem de başkalarına ışık tutan kimsedir. Aydın ise, kendisi tenevvür[2] etmeyip, sadece başkalarına ışık tutmaya çalışan kimse demektir.
Kalp ile aklı, yani din ile medeniyet fenlerini el ele yürütmeye muvaffak olanlar “münevver olmuş” demektir. Dinden kat-ı nazar[3] veya kat-ı alâka[4] edip, sadece fen ilmiyle iştigal[5] edenlere ise münevver demek yerine, “aydın” demek daha isabetli olacaktır.
Bu gibi kimseler, arının bal vermekten sevap kazanamaması gibi, yaptıkları keşiflerden, insaniyete hizmet noktasında bir sevap kazanamazlar.
Bazen aydının münevver mânâsına kullanıldığı da görülmektedir. Bu husus bahsimizden hariçtir.
[1] Münevver: Aydın, parlak. Tahsil, bilgi ve görgü sâhibi olan, fikrî meselelerle uğraşan kültürlü, entelektüel.
[2] Tenevvür: Nurlanma, parlama, ışıldama, aydınlanma.
[3] Kat-ı nazar: Göz ardı etme.
[4] Kat-ı alâka: Alâkayı, irtibatı kesmek.
[5] İştigal: Uğraşma, meşgul olma.

Bu konuda geri bildirim bırakın