Nükteler

Adem-i İsraf ve Âhiret

Adem-i İsraf ve Âhiret

Her insana bir çift el verilmiş ve bu ellere binler vazife takılmıştır. İnsanlar; yeme ve içmekten yazı yazmaya, çalışmaktan elbise giymeye kadar bütün işlerini bu bir çift elle yapmaktadırlar.

Aynı şekilde insan, bir tek dil ile her çeşit tadı alabilmekte ve yemeklerin muhtelif sıcaklıklarını ölçebilmektedir. Her bir iş nevi için ayrı bir el ve her bir tat ve sıcaklık için ayrı bir dil icap etseydi, insanların yanlarında arabalarla el ve dil taşımaları lâzım gelecekti.

Bir insanın vücudunda fazla bir âzâ bulunamayacağı gibi, noksan bir hususa rastlamak da mümkün olmayacaktır. Eğer âhiret olmazsa, bir tek dilinde binler hikmet ve israfsızlık delilleri bulunan bu insan, tamamıyla israf edilmiş olacaktır.

Mesele sadece insanın israf edilmesiyle de kalmayacak, ona hizmet eden umum cansız varlıklar, bitkiler ve hayvanların da yaratılışı abesiyete[1] inkılâp[2] edecektir. Yani, meyve israf edilince ağaç da israf edilmiş olacağı gibi, insanın ölümle yok edilmesi, kâinatın idamı ve yok edilmesi demek olacaktır.

İsraftan ve abesiyetten münezzeh olan Hakîm-i Ezelî, elbette vadettiği âhirete bizleri götürecek ve bu güzel kâinatı israf etmeyecektir.


[1]       Abesiyet: Faydasız ve gayesiz oluş.

[2]       İnkılâp: Büyük değişim, dönüşüm.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X