Bir Hocadan Böyle Cevapları Beklemezdik

İstanbul sempozyumlarından birisinde bir ara canım sıkıldı. Orada otelde çay içilen bir bölüm vardı. Oraya gideyim de bir çay içeyim diye düşündüm. Çay içerken iki adam geldi, yanıma oturdu. Dediler; “hocam, sizden bir şey soracağız.” “buyrun” dedim.
Dediler; “bizim bu Avrupa birliğine girmemiz nasıl olur?”
“bence iyi olur” dedim.
Dediler ki;
“hocam nasıl iyi olur? Sen bir Hoca olarak nasıl böyle dersin? öyle şey mi olur?”
Dedim;
“siz daha iyi bilirsiniz.”
Onlardan biri dedi ki; “ya, eğer girersek ahlakımız elden gider, gençlerimiz şöyle olur, böyle olur” diye saydı..
Dedim; “siz haklısınız, peki ben de size bir şey sorayım.”
“buyur” dediler. Dedim ki; “İngiliz hükümeti içerisinde rüşvet var mı?”
Dedi; “orada rüşvet yoktur.”
“hırsızlık” diye sordum,
“hırsızlık da yoktur” dedi.
“Adam öldürme?” “o da yok” dedi.
“Peki” dedim, bizim bu Türkiye’de rüşvet var mı, var. Adam öldürme? Her gün. Hırsızlık? Her yerde..ehh desenize biz onların ahlakını bozacağız.”
Meğer bunlar devlet adamlarıymış, bir hocayı imtihan etmek istemişler. Dediler ki, “biz de böyle düşünüyorduk ama bir hocadan böyle bir cevap alacağımıza hiç mümkün değil ihtimal vermiyorduk.”
Yirminci Mektup derslerinden

Bu konuda geri bildirim bırakın