Hacı Musa’nın Annesi
Bir zamanlar sürekli olarak takibat altındaydık. Sık sık karakola gidip ifade verirdik. Dershânemiz de devamlı aranırdı. Hacı Süleyman Arı’nın adliyede çalışan eniştesi, arama olacağı zaman bize haber verirdi. Biz de tedbirimizi alırdık. O zaman Risale-i Nur okumak yasaktı. Kitaplarımızı toplayıp götürüyorlardı. Birçok defa kitaplarımızı yaktılar. Bizim en büyük endişemiz kitaplarımıza el konulması idi.
Yine bir gün adliyede çalışan o dostumuz yanıma geldi ve: “Hocam, savcı emir verdi, bu akşam dershâneyi basacaklar. Haberiniz olsun, tedbirinizi alın.” dedi.
Biz de gerekli tedbirlerimizi aldık ve arkadaşlara: “Siz bu akşam evinize gidin, polisler medreseyi basacaklarmış. Size bir sıkıntı gelmesin.” dedim. Arkadaşlar yanımdan ayrılıp gittiler. Biraz sonra Hacı Musa geri geldi. “Hayırdır, niçin geri geldin.” diye sorduğumda şöyle dedi: “Hocam, eve gidince, anam: ‘Niçin erken geldin?’ diye sordu. Ben de: ‘Polisler bu akşam medreseyi basacaklarmış. Bu yüzden Hocam bizi eve gönderdi.’ dedim.
Anam bana çok kızdı ve şöyle dedi: ‘Şimdi sen Hoca Efendi’yi tek başına medresede bırakıp eve geldin öyle mi? Polisler onu karakola götürecekler, belki de o hapse girecek, ama sen evde duracaksın. Şimdi hemen eşyalarını al, doğru medreseye git.’
Ben de mecburen geri geldim.”
O dostumuzun dediği gibi, akşam polisler medreseye gelip, arama yaptılar, fakat bir şey bulamadılar.

Bu konuda geri bildirim bırakın