İlk Hocam Mustafa Necati Efendi’den Dinlediklerim
Tahsil hayatımda ilk hocam Mustafa Necati Efendi’dir.

Mustafa Necati Efendi
1941’den 1946’ya kadar tedrisatıma onun yanında devam ettim. Mustafa Necati Efendi[1], Bediüzzaman’ı çok takdir ederdi. Sohbetlerinde O’nu her zaman hürmetle yâd eder, zekâsının dehâ derecesinde olduğunu söylerdi. Bediüzzaman Hazretlerinin Cihan Harbi sırasında cephede, düşmanla harb ettiği esnada yazmış olduğu İşâratü’l-İ’caz adlı eserinden zaman zaman bize pasajlar okur, izahlarda bulunur ve derdi ki:
“Bu, Kur’ân’ın îcaz[2] ve i’cazını[3] çok beliğ ve bedi’ bir üslûpla beyan eden hârika bir eserdir. Bediüzzaman bu eserinde Kelâm-ı İlâhî’nin şimdiye kadar keşfedilmemiş definelerinden birçok esrarı keşfetmiş ve Kur’ân’ın belagat ve fesahatini izah sadedinde yepyeni bir mecrâ açmıştır. Böylece, ehl-i ilme bir hazine, bir memba-ı hakâik, bir servet bahşetmiştir.”

Mehmed Kırkıncı Hoca Efendi’nin gençliği
[1] Mustafa Necati Efendi, iyi bir terbiye ve tahsil görmüş olup, takvâ ve edeb sâhibi bir âlimdi. Şer’î şerife son derece riayetkârdı. Azmi ve cesareti fevkaladeydi. Medreselerin kapatıldığı, ezanların yasaklandığı o mutlak istibdad devrinde bile tedrisatını ara vermeksizin devam ettirmiştir.
[2] Îcaz: Az sözle çok mânâ ifade etmek.
[3] İ’caz: Acze bırakmak, acze düşürmek. Taklidinin mümkün olmaması.

Bu konuda geri bildirim bırakın