Hikmet Pırıltıları

Kayyûmiyet Sırrı

Kayyûmiyet Sırrı

İnsanın kalbi durunca, bütün hücrelerin de hareketleri son bulur. Bu cihetle kalp, Kayyum isminin tecellîsine mazhar olmaktadır.

Şelâleden gelen cereyanla bir şehirdeki bütün evlerin lambaları yanmakta, su depolarındaki sular bütün binalara pompalanmakta ve fabrikalar faaliyetlerini sürdürmektedirler. Şelâledeki şalterin çekilmesi ve cereyan sevkinin durdurulmasıyla şehirdeki bütün bu faaliyetlerin tamamı bir anda durur.

Cenâb-ı Hak, Kayyum isminin tecellîsini kestiği anda da, ortada kâinat diye bir şey kalmaz…

Kayyûmiyet Sırrına Birkaç Misâl

Bu kâinatta, zerresinden küresine kadar her mevcud Allah Teâlâ’nın Kayyûm isminin tecellîsiyle ayakta durmakta, vazife görmekte ve varlığını devam ettirmektedir.

Evet, zerredeki elektron ve protonlar kaderin takdir ettiği yörüngelerinde sırr-ı kayyûmiyetle[1] hareket ettikleri gibi, seyyareler de yine o sırr-ı kayyûmiyetle şemsin etrafında pervaz ederler. İnsan rûhunun bedeni ayakta tutması sırr-ı kayyûmiyetle olduğu gibi, bedendeki bütün hücrelerin dağılmamaları da yine o sırr-ı kayyûmiyetledir. Cenâb-ı Hak, o bedenden rûhu çekse, ceset ayakta duramaz, hücreler dağılırlar.

Bir zaman, bir zât, yükü ile beraber devesinin sırtına binmiş giderken, yolda deve aniden ölür. Adam, taaccüb ederek şöyle seslenir:

“Demek sende öyle bir şey varmış ki; hem seni, hem beni, hem de yükümü götürüyormuş.”

Evet, o yolcunun devesi sırr-ı kayyûmiyetle ayakta durduğu gibi, cesed-i hilkat[2] tâbir edilen bu kâinat da yine o sırr-ı kayyûmiyetle mevcudiyetini, nizamını, hayatiyetini devam ettirmektedir.


[1]       Sırr-ı kayyûmiyet: Allah’ın her zaman ve her yerde olması ve bütün varlıkları ayakta tutmasında gizli olan sır.

[2]       Cesed-i hilkat: Yaratılış bedeni; yaratılış maddî bedene benzetiliyor.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X