Mürekkebi Nur Bir Hokka: Güneş
Yazıdaki güzellik ve onda tezâhür eden ulvî mânâlar ve derin hakikatler, mürekkebe isnad edilemez. Ancak mürekkep, kâtipteki kemâlâtın, maharetin, ilmin, sanat melekesinin tezâhürüne bir âyinedir.
Kezâlik, kâinat kitabında ve zemin yüzünde, bilhassa bahar faslında, gece gündüz sahifelerinde yazılan nebatat ve hayvanat denilen Rabbanî mektuplar, İlâhî nakışlar da mürekkep mesabesindeki câmid,[1] şuursuz ve iradesiz unsurlara isnad edilemezler. Nebatattaki ayrı ayrı hususiyetler ve hayvanattaki hissiyat, şuur, vicdan, fikir, ruh gibi mâneviyatlar mesela, güneşe isnad edilemezler. Güneş, ancak Kâtib-i Ezelî’nin mürekkebi nur bir hokkası hükmündedir. Diğer sebepler ve unsurlar da böylece mütâlaa edilmelidir.
Kâinat kitabında tezâhür eden bütün hünerler, maharetler ve kemâlâtlar, ancak Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarının ve isimlerinin tezâhürleridir, tecellîleridir.
[1] Câmid: Cansız, ruhsuz, katı madde.

Bu konuda geri bildirim bırakın