Sadaka Belaları Def Eder

Burada (Erzurum) Taşmağazaların üstünden Şafiiler mescidi var, merdivenle çıkılıyor. Oranın imamı bizim akraba idi. Ben sabah namazında oraya gidiyor, benden Arapça ders alan talebeleri orada okutuyordum. Bir gün yine oraya giderken karanlıkta karşıma beyaz elbiseli çok babayiğit bir adam çıktı. Beni bir sıktı, dedi ki; “bana bir sadaka ver.” O zaman da sarı 25 kuruşlar vardı. Ekmeğin teki 12.5 kuruştu. Benim de yanında sadece bir sarı yirmi beş kuruşum var. Korktum, çıkardım onu ona verdim. Adam hiçbir şey demeden çekti gitti.
Neyse dersi okuduk, saat sekiz oldu. Bizim ev o zaman Gül Ahmet’deydi. Eve gelir kahvaltımı yapar, tekrar medreseye dönerdim. Orada merdivenlerden iniyordum, baktım ileride bir askeri cemse var, onu geçeyim derken hızlıca koşuyordum ki bir askeri cip beni itti, geçti. Bir arabaya baktım, bir kendime.. “Sadaka belayı def eder, ömrü ziyadeleştirir.” (Mecmaü’z-Zevaid, III/63)
16. Lem’a dersinden

Bu konuda geri bildirim bırakın