Solakzâde Sadık Efendi de, Bediüzzaman’a Hayrandı
Dördüncü hocam olan ve 1955-60 yılları arasında kendisinden mantık, usûl-ü fıkıh ve ilm-i kelâm derslerini aldığım Solakzâde Sadık Efendi de[1] Bediüzzaman Hazretlerinin hayranlarındandı.

Üstad’dan sık sık bahseder ve şöyle derdi:
“O, nâdirü’l-vücud bir insandı. Muhakkik ve müdekkik idi. Erzurum’da kaldığı müddetçe birçok sohbetlerinde bulundum. Doğrusu, ilmin ve irfanın zirvesinde bir zat idi. Âl-i himmetti. Rûhunda büyük bir cihad aşkı vardı. Onda bu memleketin terakkisine mâni bütün engelleri aşacak bir istidat görünüyordu. Görülmemiş bir celâdet, büyük bir cesaret, sarsılmaz bir gayret, yılmaz bir azm ve müstesna bir irade sâhibiydi. Biz O’nu sadece bir medrese hocası olarak değil, aynı zamanda bir içtimâiyatçı olarak da tanıdık. Memleket ve milletin terakki ve teâlîsi hakkında fevkalade fikirler serdederdi. Ulûm-u diniyyede olduğu gibi fünun-u medeniyyede de çok geniş malûmat sâhibiydi. Medreselerde fen ilimlerinin okutulmasının vücub derecesinde bir zaruret olduğunu söylerdi. Tedris sisteminde bir tecdid hareketi düşünmekteydi. Bu hususu padişahla görüşmek için İstanbul’a gideceğinden bahsederdi.”

Mehmed Kırkıncı Hoca Efendi’nin icâzetnâmesi
[1] Solakzâde Sadık Efendi de, Şark’ın müstesna âlimlerindendi. İlim ve irfanıyla temâyüz etmişti. Vakurdu, heybetliydi; temkin ve tedbir sâhibiydi. Aklî ve naklî ilimlerle mücehhezdi.

Bu konuda geri bildirim bırakın