Tavuktan Sebat Dersi Almak-Ömer Özcan

Merhum Nazım Akkurt anlatıyor: “Sene 1964. Kırkıncı Hoca ile Trabzon’da bir dersane açmıştık. Birkaç gün kalıp Trabzon’dan ayrıldık. Dersane kirası on beş lira idi. Dersaneyi orada matbaa dükkânı olan Müslim Selçuk’a bırakıp ayrıldık. Yirmi gün sonra Kırkıncı Hocamla beraber tekrar Trabzon’a gittik. Müslim Selçuk kardeş: “O para boşa gitti. Siz buradan ayrıldıktan sonra kimse gelmedi dersaneye. Boş duruyor.” dedi
Tabi Kırkıncı Hoca mantık deryası…
Dedi: “Müslim, senin anan hiç tavukları yumurtanın üzerine yatırıyor muydu?” “Evet” “Kaç yumurta koyuyordu?” “On beş-yirmi” “Peki tavuk ne yapıyordu? Yumurtanın üzerinden hiç ayrılıyor muydu?” “Hayır. Tavuk ayrılsa yumurtalar bozulur. Civciv çıkmaz.” “Eh kardeşim senin aklın o tavuk kadar yok mu? Sen hiç dersanede yattın mı? Sen orada bir tavuk kadar yatsaydın, şimdi orada on beş-yirmi tane nur talebesi olacaktı. Hiç olmazsa ananın yatırdığı tavuktan ders alaydın bari…” dedi Kırkıncı Hoca. O da güldü. Biz de dershanede sebat edip kalmayı tavuktan ders almaya başlamıştık.
Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor adlı eserinden

Bu konuda geri bildirim bırakın