Nükteler

Yardım Ediyorlar mı, Ettiriliyorlar mı?

Yardım Ediyorlar mı, Ettiriliyorlar mı?

Kâinattaki bütün hayat sâhiplerini hayâlen bir tarafa ayırınız. Bu takdirde ortada hayatsız, şuursuz ve iradesiz bir topluluk kalacaktır. Bu durumda, iktidarlının iktidarsıza, zenginin fakire yardım etmesi misali, aklen hayattar olanların hayatsızlara yardım etmesi lâzım geldiğine hükmedilir. Hâlbuki hakikat bunun zıddıdır ve cansızlar canlılara yardım etmektedirler. Hayatsız ve iradesiz bir şeyin kendi nâmına yardım yapması muhal olduğundan, bu mevcûdat canlılara yardım etmiyorlar, belki ettiriliyorlar demektir.

Hayat sâhipleri için de yukarıdaki muhakeme tarzını yürüttüğümüzde, hayvanların nebatata, insanların da hayvanata yardım etmesi gerekir. Hakikat burada da bu hâlin zıddıyla tezâhür ediyor ve nebatat hayvanata, hayvanlar da insanlara hizmet ediyorlar. Bu yardımlaşma kanununu bu tarzda işleten, elbette ki kâinatın Sultanıdır.

İnsan, çoğu zaman kâinattaki bu nizama zıt hareket ederek, bedenin rûha hizmet ettirildiğini unutup rûhunu bedenine hizmetkâr yaptığı gibi, kâinatın da insana hizmet ettiğini unutup, bütün ömrünü sadece dünya işlerine sarf ediyor.

Bu noktada bir hususa daha işaret edelim:

Cenâb-ı Hak, bütün mahlûkatı bütün keyfiyetiyle insana göre ölçüp biçmiş ve nescetmiş[1] bulunuyor. Meselâ, bizim bir kademe aşağımızda bulunan hayvanların şuursuzluğu bizim içindir. Nitekim öküzün akılsızlığı bizim için ve koyunun uysallığı bizim için olduğu gibi, tavuğun âcizliği de bizim içindir. Ağacın yarı canlı oluşu gibi, güneşin cansızlığı da bizim içindir.

Kâinattaki bu nizamın devamı noktasında, cemadâtın hayattar olmaması, nebatatın zîruh[2] olmaması ve hayvanların da zîşuur[3] olmaması lâzım geliyor; taa ki halife-i arz olan insan bu mahlûkatın her nev’inden hakkıyla istifade edebilsin.

O hâlde biz, insaniyet nimetine kavuşmamız yanında, hayvanatın şuursuzluğundan güneşin câmidiyetine kadar, bütün bu hâl ve keyfiyetler için de Cenâb-ı Hakk’a ayrıca şükürle mükellefiz.


[1]       Nescetmek: Dokumak.

[2]       Zîruh: Canlı.

[3]       Zîşuur: Şuurlu.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X