Gönül Damlaları

Muhterem Necati Bey ve refika-i muhteremesi Zeynep Münteha Hanım

Muhterem Necati Bey ve refika-i muhteremesi Zeynep Münteha Hanım[1]

Nâmütenahi[2] bir sürur ile kalbimi tesrir[3] ve tes’id[4] eden mektubunuzu, lehülhamd ve’l-minne[5] aldım. Lillâh[6] için muhabbetlerimiz, uhuvvetlerimiz,[7] Nûr’a ait ulvî hizmet ve sohbetlerimizden teşekkül eden çeşit çeşit sermedî[8] levha ve manzaraların veyahut nescedip[9] dokuduğumuz rengârenk zümrüd misal haliçelerin[10] ebed âlemindeki seyir ve temâşâlarını tefekkür etmek, bu ulvî levhaları kalben zevk etmek, elbette nâmütenahi sürur ve saadetten başka ne olabilir ki?

İşte, sabır-şiken[11] bir meşakkat ve külfetinizden tezâhür eden teessürünüz âvânında[12] bizleri derhâtır[13] ederek yazdığınız zevk ve şevk-âver[14] şu mektubunuz bu ulvî hâlleri bizlere tezekkür[15] ettirdi. Saha-i kalbimden gam ve kasavetin perdeleri refte refte[16] selb[17] olup gittiler. Nihayet; kalp ve gönül âlemlerim ziyâdesiyle sürur ve saadetlere cilvegâh[18] oldular.

Hakikaten, sizlere karşı lâyıkıyla câlibü’l kulûb[19] bir şefkat ve teveccühü[20] mûcib[21] bir re’fette[22] olmadığımı beyan etsem, herhâlde mâlûmu îlâmdan[23] başka bir şey söylemiş olmam. Fakat sizin gibi yâr-ı vefakârların hüsn ü zanlarına mazhariyetimi dua kabul ediyorum. Cenâb-ı Hak, cümlemizi azâmî sadakat ve ihlâs ile hizmet-i Kur’âniye’de istihdam etsin.

Hâdiselerin lehinizde tecelli etmesi için dua ve niyazlarımı dergâh-ı Bârî’ye[24] takdim ettim ve ediyorum. Malumunuz, hâdiseler kader ile merbuttur.[25] Bu ise kederden emin olmamıza kâfi ve vâfîdir.[26]

Hem bilirsiniz ki, Cenâb-ı Hak, daha büyük hüzün ve belalardan necat verip bizleri âzad etmesi için muvakkaten[27] bazı cüz’î esefleri[28] estiren rüzgârlara güzergâh etmesi, hikmetinin iktizasındandır.[29] Bu hâdiselerin mebdei[30] her ne kadar elem bile olsa, müntehâsı[31] sürurdur inşaallah.

Sultanım Necati Bey, endişeye mahal yok. İstikbal devr-i necat[32] ve devr-i Said’dir.[33] Selam eder, sizlerin de semere-i fuadı,[34] fakirin de nûr-u dîdesi[35] olan Said ve Nuriye’nin gözlerinden öperim. Bir kapının örtülmesine bedel binbir kapıyı açan ol Erhamürrahimin’e emanet olasınız.

Vahdet bey selam eder, Rabbimizin sizleri rızâsı dairesinde istihdam etmesini Allah’tan diler.


1978
Mehmed Kırkıncı


[1]       Necati Kurşunoğlu Eskişehir’de hizmet ederken, Mehmed Kırkıncı Hoca Efendi’nin Erzurum’dan gönderdiği mektuptur.

[2]       Nâmütenahi: Sonsuz, sonu sınırı olmayan.

[3]       Tesrir: Sevindirme, sevinç verme.

[4]       Tes’id: Kutlama, tebrik etme.

[5]       Lehülhamd ve’l-minne: Ezelden ebede her türlü hamd ve minnet Allah’a olsun.

[6]       Lillâh: Allah için.

[7]       Uhuvvet: Kardeşlik, dostluk, bağlılık.

[8]       Sermedî: Sonsuz, ölümsüz, ebedî, bâkî.

[9]       Nesc: Dokuma işi.

[10]      Haliçe: Halı.

[11]      Sabır-şiken: Sabrı kıran, sabrı bozan.

[12]      Âvân: Anlar, vakitler.

[13]      Derhâtır: Hatırlamak, hatırına getirmek.

[14]      Şevk-âver: Neşe veren, neşe getiren, şevklendiren.

[15]      Tezekkür: Hatıra getirme, hatırlama.

[16]      Refte refte: Gitgide, gide gide, azar azar, yavaş yavaş.

[17]      Selb olmak: Kaldırılmak, kapıp götürülmek.

[18]      Cilvegâh: Görünme, tecellî ve zuhur etme yeri, tecellî yeri.

[19]      Câlibü’l kulûb: Kalpleri kendisine çeken.

[20]      Teveccüh: Bir tarafa doğru yönelme, doğrulma. Yakınlık duyma.

[21]      Mûcib: Sebep olan, gerektiren.

[22]      Re’fet: Merhamet etme, acıma, esirgeme.

[23]      Mâlûmu îlâm: Bilinen bir şeyi tekrarlama, tekrar bildirme.

[24]      Dergâh-ı Bârî: Allah’ın huzuru.

[25]      Merbut: Bağlı, bağlanmış, raptedilmiş.

[26]      Vâfî: Yeter, kâfi.

[27]      Muvakkaten: Geçici olarak.

[28]      Esef: Olmaması, yapılmaması gereken veya kaybedilen bir şey için duyulan üzüntü.

[29]      İktiza: Gerektirme.

[30]      Mebde: Başlangıç.

[31]      Müntehâ: Bir şeyin varabileceği son nokta, son, nihâyet.

[32]      Devr-i necat: Kurtuluş devri.

[33]      Devr-i Said: Said Nursî’nin devri.

[34]      Semere-i fuad: Gönül meyvesi.

[35]      Nûr-u dîde: Göz nûru.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X