Turgut Özal’a Dediklerim
Allah rahmet eylesin Turgut Bey(Özal) bazen Osman (Demirci) hocayla beni istişare etmek için davet ederdi. Bizden akıl alacak değil ya, ama müşavere sünnet olduğu için mi nedir bilmem de. Yine bir gün gittiğimizde dedi ki; “Hocam, biliyor musun ben Şarkın anahtarını buldum.” Öyle sevindim ki.. “Nasıl” dedim. Dedi ki; “Hocam, Şimdi ben onların köylerinin yolunu yaptırsam, çeşmelerini akıtsam, okullarını da yapsam, bunlar daha niye dağa çıkacaklar?”
Birden düştüm, demin sevinmiştim. Acaba konuşayım mı, konuşmayayım mı diye düşündüm. Dedim ki; “Yahu Osmanlıların zamanında da bunların köylerinin yolu yoktu, okulları yoktu, çeşmeleri yoktu. O itaat neydi? Bunu bir düşünmek lazım.”
“Peki” dedim, “Şarkta o zamanlar Hamidiye alayları var mıydı, vardı. Eee paşası Kürt, subayları da Kürt’tü, askerleri de Kürt’tü. Buna rağmen Padişah sarayda rahat yatıyordu. Eğer bu padişah Şarktaki bu insanlara büyü ettiyse siz de edin, nasıl yapılabiliyorsa işte yapın.” Hiçbir cevap veremedi..
Bunu bir laboratuvara yatırın Allah aşkına. Yahu bizi birbirimize bağlayan dindir,
İman ve İslamiyet bağı.. Rabıtamız odur. Yoksa ırkçılıkla olmaz bu iş yani.
17. Lem’a dersinden

Bu konuda geri bildirim bırakın