İnsan, Millet ve Devlet

Merhamet

Merhamet

Merhamet, insandaki acıma ve lütufta bulunma hissidir. Diğer insanlardan bir menfaat beklemeksizin yapılan fedakârlıktır. İnsan bunun karşılığını, sadece merhametlilerin en merhametlisi ve en hayırlısı olan Allah’tan bekler. Zira:

وَرَحْمَت۪ي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍۜ

“O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır.”[1]

Merhamet, insan kalbinde bulunan hislerin, bütün faziletlerin ve ahlâk-ı hasenenin en mühimlerindendir.

Merhamet, insandaki benlik ve nefsine muhabbet hislerini mutedil hâle getirir. Merhamet, insanlara sevgi beslemenin ve muhtaçlara acımanın kaynağıdır. Merhametli insan ızdırap ve meşakkatlere maruz kalan felaketzedelerin imdadına koşar, onlara maddî ve mânevî yardımda bulunur. Bir insanın komşularına ve akrabalarına iyi muamelede bulunması da merhametin eseridir.

Bazı âlimler İslâm’daki dinî, ahlâkî vecibeleri “et-ta’zim li-emrillah” “Allah’ın emrine saygı” ve “eş-şefekatü ala-halkillah” “Allah’ın yarattıklarına şefkat” şeklinde iki gruba ayırırlar. Müfessir Râzî, Kur’ân’da geçen meleklerin Rablerini hamd ve tesbih etmelerini (Mü’min 40/7) Allah’ın emrine saygı; mü’minler için dua etmelerini, Allah’ın yarattıklarına şefkat kapsamında değerlendirmektedir.[2]

Merhametin sınırı yoktur; bütün yaratılanları içine alacak kadar geniş kapsamlıdır. Mü’minler hem birbirlerine hem de bütün mahlûkata karşı da son derece merhametli ve şefkatlidirler. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“Siz yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.”[3] buyurarak, merhametin önemini vurgulamıştır.

Kalbinde merhamet ve şefkat bulunmayanlar canavara inkılâp eder ve kötülüğün en çirkinini de işlemekten çekinmezler. Hatta insanların dinine ve iffetine bile dil uzatmaktan geri kalmazlar. Bu gibilere merhamet olunmaz, zaten onlar merhamete layık değildirler. Zira:

“Aç canavara karşı tahabbüb;[4] merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.”[5]

Her güzel ahlâk sahasında olduğu gibi, merhamette de en ileri olan Hz. Peygamber (s.a.v), dünyaya geldiği dakikada “Ümmetî, ümmetî” (ümmetim) dediği gibi, mahşerde herkes “Nefsî, nefsî” diyeceği zaman, O yine: “Ümmetî ümmetî” diyerek, şefkat ve merhametini en ileri derecede gösterecektir. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de:

لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزٖيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرٖيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنٖينَ رَؤُ۫فٌ رَحٖيمٌ

“Size kendi aranızdan öyle bir peygamber geldi ki, zahmete uğramanız ona ağır gelir. Kalbi üstünüze titrer, mü’minlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.”[6] buyurarak, O’nun (s.a.v) ümmetine karşı olan şefkat ve merhametini ortaya koymuştur. İşte böyle bir zâtın şefaati altına girip nûrundan istifade etmenin yegâne çaresi, O’nun (s.a.v) sünnet-i seniyyesine ittiba etmek ve merhamette O’nu (s.a.v) örnek almakla mümkün olur.

Başka bir âyet-i kerîmede Cenâb-ı Hak:

فَلَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ اِنْ لَمْ يُؤْمِنُوا بِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَسَفًا

“Şimdi bu söze inanmazlarsa, sen onların arkalarından âdeta kendini tüketeceksin!”[7] buyurmuştur. Bu âyet-i kerîme de Hz. Peygamberin (s.a.v) tebliğ görevine ve insanların hidâyete gelerek ebedî helaketten kurtulmasına ne kadar önem verdiğini ve O’nun (s.a.v) eşsiz şefkat ve merhametini ifade etmektedir.

Çeşitli eza ve cefalara maruz kaldığı hâlde, kendisine hapishanede yer hazırlayanlara beddua etmeyip onların ıslahını temenni eden ve insanların îmanını kurtarması yolunda gayret gösteren Bediüzzaman Hazretlerinin de:

“Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül gülistan olur.”[8] demesi, onun şefkat ve merhametinin en büyük delilidir.


[1]       A’râf, 7/156.

[2]       bk. Râzî, Mefâtihu’l-Ğayb, 27/33.

[3]       Ebû Dâvûd, Edeb, 58; Tirmizî Birr 16.

[4]       Tahabbüb: Sevgi besleme, sevgi duyma.

[5]       Nursî, Mektubat, s. 526.

[6]       Tevbe, 9/128.

[7]       Kehf, 18/6.

[8]       Nursî, Tarihçe-i Hayat, s. 616.

    Bu konuda geri bildirim bırakın

    • Değerlendirme
    X