Nükteler

Muhabbet ve Korku

Muhabbet ve Korku

Güneş sistemimizin nizamı câzibe[1] ve dâfia[2] denilen iki kuvve üzerine bina edilmiştir. Bu kuvvelerden birisi olmasa nizam bozulur.

İnsanda bu kuvvelerin yerini sevgi ve korku hisleri almıştır. İnsanın dünya hayatının nizamı da iki hisle olduğu gibi, ebedî saadetin kazanılması da bu hislerin yerinde kullanılmasına bağlıdır.

Bir baba, ailenin nizamını ancak aile fertlerindeki bu iki hissi beraber yürütmekle temin etmektedir. Bir çocukta babasına karşı sadece sevgi hissi inkişaf[3] edip korku hissi inkişaf etmezse, o çocuk zararlı işlerden korunma hususunda hassasiyet gösteremez. Sadece korku hissinin inkişafında ise babasının eliyle elde ettiği lütuf ve ihsanları hakkıyla takdir edemez.

Aynı şekilde, bir talebe hocasını sevmezse, onun ilminden istifadesi az olur. Hocasından korkmaması hâlinde de derslerine ciddî çalışmaz ve muvaffakiyetsiz[4] olur. Bir raiyet[5] de padişahını hem sevmeli, hem de ondan korkmalıdır.

Bu misallere kıyasen insan, Hâlik-ı Zülcelâl’i hem sevecek hem de O’ndan korkacaktır. İnsan Allah’a (c.c) muhabbet hususunda terakkiyle O’nun lütfundan her zaman ümitvar olup, ebedî saadeti de o lütuftan bekleyeceği gibi; Allah’dan (c.c) ziyâdesiyle de korkacak ve ebedî Cehennem azabından kendisini kat’iyyen hariç tevehhüm[6] etmeyecektir.

Bir insan ancak bu tarz hareket etmekle Hâlik-ı Zülcelâl’in hem emirlerine riayete hem de nehiylerinden kaçınmaya dikkat etmiş ve havf[7] ve reca[8] arasında yaşamaya muvaffak olmuş olur.


[1]       Câzibe kanunu: Çekim gücü.

[2]       Dâfia kanunu: İtme gücü.

[3]       İnkişaf: Gelişmek.

[4]       Muvaffakiyetsiz: Başarısız.

[5]       Raiyet: Halk.

[6]       Tevehhüm: Asılsız şüpheye düşme, kuruntuya, vehme kapılma.

[7]       Havf: Korku.

[8]       Reca: Ümit.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X