Siyasette Ölçü

Sadece Niyetin Hâlis Olması Yeterli midir?

Sadece Niyetin Hâlis Olması Yeterli midir?

Herhangi bir şeyin mevcudiyeti o şeyin rükün ve sütunlarından ibarettir. Yani o şeye ait bütün sütun ve rükünlerin bir araya gelmesiyle o şey vücut bulur. Meselâ namazın mahiyet ve mevcudiyeti, onu meydana getiren rükün ve şartlarından ibarettir. Birisinin yokluğu namazın yokluğuna kâfi sebeptir. Nitekim namaz kılmanın şartlarından biri abdesttir. Diğer şartlar tam olsa da abdest olmasa, namaz sahih olmaz. Hatta bunu bilerek yapan, mesuliyeti mucib büyük bir hata işlemiş olur.

Aynen böyle de memleketimizin iç ve dış şartlarını dikkate almadan “Allah mü’minlerin yardımcısıdır. Kadirdir, niyetimiz de hâlistir,” diyerek politika sahasına atılmak “Türkiye realitesini” görmemektir, basiret yokluğudur, iç ve dış düşmanlara şuursuzca âlet olmaktır. Abdestsiz ve kıraatsiz namaz kılmaktan farksızdır. Bediüzzaman bu hakikati şöyle ifade etmektedir:

“Lâkin bu hâl büyük bir derstir. Beni ikaz etti ki, câhil dost düşman kadar zarar verebilir. Öyle ise şimdiye kadar düşmanın tarafına bakıp elimdeki elmas kılıçla onların tefritlerini kırardım. Fakat şimdi mecburum. Öyle dostların terbiyeleri için onların avamperesthâne ve ifratkârane olan hayalatlarına o kılıcı bir derece iliştireceğim. (…) O zâhirperestler emin olsunlar ki sa’yleri beyhudedir.”[1]


[1]           Nursi, Muhakemat, s. 43.

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X