Tekvînî Şeriat[1]
Kanun iş göremez; mutlaka her kanunu tatbik eden bir hâkim olacaktır. Kanun kendiliğinden bir iş görebilseydi, mahkemelerde hâkime lüzum kalmazdı.
Tabiat kanunları, Cenâb-ı Hakk’ın kâinatın sevk ve idaresinde hükümferma[2] olan bir nevi şeriatıdır ki, buna “tekvinî şeriat” denir. Kur’ân esaslarının Şârîi[3] olan Allah (c.c) bu kanunların da Şârîidir.
Ağacın ve meyvenin ayrı zâtların hâkimiyetine havalesi mümkün olmadığı gibi, insanla kâinatın hareketlerini de ayrı zâtların tanzim etmesi imkân haricidir.
Evet, Kur’ân kâinat ağacının meyvesi olan insanın hareketlerini; tekvinî şeriat ise, kâinat ağacının hareketlerini tanzim etmektedir.
[1] Tekvînî şeriat: Yaratılışta vazedilen ilâhi hükümler. Kâinatın idaresinde câri olan ilâhi kanunlar.
[2] Hükümferma: Hüküm süren.
[3] Şâri: Kanun koyucu, şeriatı gönderen Allah.

Bu konuda geri bildirim bırakın