Gurur mu, Mahcubiyet mi?
Kendimizi bilmemenin bir neticesi olan gurur ve kibirden kurtulmak için, şu hakikati hatırdan çıkarmamamız lâzımdır:
İnsan, Cenâb-ı Hakk’a karşı hiçbir isyanda bulunmamış olsa dahi, şu koca kâinatın insana musahhar[1] edilişinin mahcubiyeti ona yetmeli ve başını önüne eğdirerek onu gurur ve kibirden menetmelidir.
Kâinatı bizlere hizmetkâr eden tecellîyat-ı esmâyı tefekkür ettiğimizde de Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleriyle bizim imdadımıza koştuğu ve bizimle her an alâkadar olduğu hakikatiyle karşılaşırız. Bu hakikat bizi bir kat daha mahcup eder ve artık gururlanma ve kibirlenme takatini kendimizde bulamayız.
Bu hakikatler, hiçbir günah ve isyanımızın olmadığı faraziyesi açısından izah edilmiştir. Hâlbuki nice günahların sâhibi ve nice isyanların da fâiliyiz.
[1] Musahhar: Boyun eğdirilmiş, emre verilmiş.

Bu konuda geri bildirim bırakın