Maddeten Terakkî
Üstâdın çektiği ızdırabın en önemli bir veçhesi, Avrupa’nın fen ve sanatta terakkî etmekle âlem-i İslâm’ı istibdat[1] altına almasıdır. Bu istibdattan kurtuluş çaresinin de ancak fen ve sanatla mümkün olacağı fikrinde olan Bediüzzaman Hazretleri, bu kanaatini şöylece ifade etmiştir:
“Her bir mü’min i’lâ-yı kelimetullah[2] ile mükelleftir. Bu zamanda en büyük sebebi, maddeten terakkî etmektir. Zira ecnebiler, fünun ve sanayi silahıyla bizi istibdat-ı mânevîleri[3] altında eziyorlar. Biz de fen ve sanat silahıyla i’lâ-yı kelimetullahın en müthiş düşmanı olan cehil ve fakr ve ihtilaf-ı efkârla[4] cihad edeceğiz.”[5]
[1] İstibdat: Baskı, diktatörlük, despotluk.
[2] İ’lâ-yı kelimetullah: Allah’ın ismini, dâvâsını yüceltme, yayma; İslâm hakikatlerini yaymaya çalışma.
[3] İstibdat-ı mânevî: Mânevî baskı.
[4] İhtilaf-ı efkâr: Fikirlerin ayrı oluşu.
[5] Nursî, Dîvân-ı Harbi Örfî, s. 57.

Bu konuda geri bildirim bırakın