Nasıl Bir Maârif?

Sanat, Mârifet ve İttifak

Sanat, Mârifet ve İttifak

İçtimâî hastalıkların yegâne membaı cehâlettir. Sefâlet-i millîyenin hakiki sebebi cehâlettir. Bir kavme cehâlet ârız olunca tehlikeler baş gösterir. Cehâlet sefâhate, sefâhat ise inkıraza[1] sebeptir. Üstad Hazretleri bu tehlikeyi şu ifadeleriyle dile getirir: “Bizim düşmanımız cehâlet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı; sanat, mârifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.”[2]

Nitekim İngiliz casusu Hempher itiraflarında diyor ki:

“İslâm ülkelerinde tefrika, cehâlet ve fakirlik hatta hastalıkları yaymak için uzun vadeli planlar yapıyorduk.”

Bu hain plana baktığımızda; Bediüzzaman Hazretlerinin: “Bu üç düşmana karşı sanat, mârifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.” sözünün ne kadar isabetli bir teşhis olduğunu daha iyi anlarız.

Cehâletle yapılacak ulvî cihadda en büyük vazife maârife düşmektedir. Maârifimiz bu kudsî vazifeyi ancak şuurlu, hamiyetperver bir nesil yetiştirmekle îfâ edebilir. Bu nokta-i nazardan Bediüzzaman Hazretleri ehli maârife şöyle seslenmektedir:

“Şimdi hükümferma şecaat-ı îmaniye ve akliye ve fenniyedir.[3] Bazan bir münevverü’l-fikir,[4] yüze mukâbildir. Ecnebiler size bu şecaatle galebeye çalışıyorlar. Yalnız şecaat-i fıtriye[5] kâfi değil.”[6]

“Kılınçlarınızı, fen ve sanat ve tesânüd-ü hikmet-i Kur’ânîye[7] cevherinden yapmalısınız.”[8]

Bir başka eserinde de ilmin bilhassa bu asırdaki fevkalade ehemmiyetini şöyle nazara vermektedir:

“Elbette, nev-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ilmin eline geçecektir.”[9]


[1]       İnkıraz: Bitip tükenip yok olma, sonu gelme, çökme, yıkılma.

[2]       Nursî, Dîvân-ı Harbi Örfî, s. 15.

[3]       Şecaat-i îmaniye ve akliye ve fenniye: Îmandan, akıldan ve fen ve bilimden gelen dengeli cesaret.

[4]       Münevverü’l-fikir: Fikir ve düşüncesi aydın.

[5]       Şecaat-i fıtriye: Yaratılıştan gelen yiğitlik, cesaret ve kahramanlık.

[6]       Nursî, a.g.e., s. 28.

[7]       Tesânüd-ü hikmet-i Kur’ânîye: Kur’ânî hikmetle dayanışma içinde olma.

[8]       Nursî, Dîvân-ı Harbi Örfî, s. 54.

[9]       Nursî, Sözler, s. 264.

    Bu konuda geri bildirim bırakın

    • Değerlendirme
    X