Hakkındaki Tezler

Sünni-Alevi Beraberliğini Zedeleyen Dinî Nitelikli Bazı Asılsız İddialar Hakkında Mehmet Kırkıncı’nın Görüşleri-Halil Ahmet Kırkkılıç

Sünni-Alevi Beraberliğini Zedeleyen Dinî Nitelikli Bazı Asılsız

İddialar Hakkında Mehmet Kırkıncı’nın Görüşleri-Halil Ahmet Kırkkılıç

Giriş

Mehmet Kırkıncı[1] hayatı boyunca Risale-i Nur mesleği için çalışan Erzurum’un yetiştirdiği medrese tahsili görmüş otuz yedi eser sahibi önemli bir kanaat önderi ve bir düşünce adamıdır.

Güçlü bir mantık yetisine sahip olan Kırkıncı Hoca, yaptığı Risale-i Nur dersleri, altı bin sayfayı aşan otuz yedi kitabı, çok sayıda makalesi, binlerce sohbeti ve yetiştirdiği yüzlerce talebesi ile toplumun dinî ve sosyal problemlerini çözmeye çalışan nadir kişilerden biridir. Ömrünü Erzurum’da Karanlık Kümbet adlı anıt yapının yanındaki evde geçiren Kırkıncı Hoca bir hâle gibi etrafında üniversite öğrencilerinden meydana gelen bir eğitim grubu meydana getirmiş ve onun yetiştirdiği öğrenciler Türkiye’nin her köşesinde mutena görevler yüklenmişlerdir.

Mehmet Kırkıncının en çok önem verdiği konulardan biri Müslümanların birliği ve bütünlüğü idi. Bu ülkenin ebedî düşmanları her zaman Alevi-Sünni çatışmasını körüklemek suretiyle bu birliği ve bütünlüğü bozmaya çalışmış; Kırkıncı Hoca ise Alevilerle Sünniler arasında ayrışmayı gerektirecek bir durumun olmadığına dikkat çekmiş, aradaki ihtilafların da çoğu kez yanlış bilgilerden kaynaklandığını ifade etmiş; yanlış bilgilere dayanan görüş farklılıklarının da aşırı tutumlara sebebiyet verdiğini vurgulamıştır. Aşırılıklar her zaman bir ayrışma sebebi olabileceği için bu tür davranışlardan çekinmek gerekir.

Mehmet Kırkıncı birlik ve bütünlüğün önemini dile getirirken çoğu kez geçmişte kurulan Türk devletlerinin dışarıdan gelen saldırılar neticesinde değil, içeride oluşan ihtilaflar ve bölünmeler yüzünden sona erdiğini örnek gösterirdi.[2]

Vatanın ve milletin birlik ve beraberliği için olanca gayreti sarfetmesine rağmen Mehmet Kırkıncı, 27 Mayıs 1960 ihtilalinden beş gün sonra Nur Cemaatine mensup altı arkadaşıyla birlikte sebepsiz olarak evlerinden alınıp önce Erzurum Kars Kapısı’ndaki karakola, sonra da askerî hapishaneye götürülmüşler; ertesi günü de küçük bir askerî uçakla Sivas’a askerî birlikte oluşturulan bir kampa nakledilmişlerdi. Birlik ve dirlik için çalışan Kırkıncı Hoca adeta ayrımcılıkla suçlanıyordu. On gün sonra kampa Demokrat Parti’ye mensup kimselerle birlikte bazı Aleviler de kampa getirilmişti.[3] Zaman içinde kamptaki tutuklu sayısı 360’a kadar çıkmış bulunuyordu. Nur Cemaati mensuplarıyla Aleviler aynı koğuşa konulmuştu.

Kendisine karşı ayrılıkçı gibi davranılmasına rağmen Kırkıncı Hoca ülkenin birliği için kampta da birleştirici özelliğini ortaya koydu. Dışarıda Alevilerle her zaman birlikte olup rahat konuşma imkânı bulamıyordu. Şimdi kader-i ilahî kendilerine böyle bir imkân hazırlamış bulunuyordu. Kaderin yazgısını ilahî bir emir gibi düşünen Kırkıncı, Alevilerle Sünniler arasındaki problemleri çözmeye ve her iki kesimi mesele din ve vatan olunca birlikte hareket etmeye davet etti.

Kırkıncı, kampta Alevilerle Sünniler arasında ayrılık sebebi olarak görünen bazı meseleleri tartışmış, daha sonra bu tartışmaları “Alevilik Nedir?” adlı kitabında yayımlamıştır. Biz de bu makalede daha çok Alevilikle ilgili kitabında dile getirdiği bazı meseleleri şer’î ve mantıki delilleriyle birlikte inceleyeceğiz:

Halil Ahmet Kırkkılıç, Sünni-Alevi Beraberliğini Zedeleyen Dinî Nitelikli Bazı Asılsız İddialar Hakkında Mehmet Kırkıncı’nın Görüşleri


[1] Mehmet Kırkıncı’nın hayatı ve kişiliği hakkında bk. Mehmed Kırkıncı, Hayatım Hatıralarım (Sakarya: Zafer Yayınları, 2013); Ahmet Akgündüz, Mehmed Kırkıncı (Erzurum: Atatürk Üniversitesi Yayınları, 2016); Kırkkılıç, Halil Ahmet, “Hayatını Risale-i Nur’a Vakfetmiş Âlim Bir Şahsiyet: Mehmet Kırkıncı”, Katre 12 (2021), 101-130.

[2] Türk devletlerinin sona eriş sebepleri hakkında bk. tr.wikipedia. “16 Büyük Türk Devleti”. Erişim 15 Haziran 2022. https://tr.wikipedia.org/wiki/16_Büyük_Türk_Devleti

[3] Darbeden 4 gün sonra Doğu ve Güneydoğu’dan seçilen 485 ağa ve şeyh Sivas Kabak Yazı’da bir kampa yollanmıştır (55’ler olayı). Sivas’taki kamp 19 Ekim 1960 tarihinde çıkan 105 numaralı Mecburi İskân Kanunu ile boşaltılıp Millî Birlik Komitesi tarafından ’55 ağa DP’yi destekliyor’ iddiasıyla Antalya, İsparta, İzmir, Afyon, Manisa, Denizli ve Çorum’a sürülmüştür. Bu kanun 1962 yılında kaldırılmıştır. https://tr.wikipedia.org/wiki/55’ler olayı (Erişim 15 Haziran 2022).

Bu konuda geri bildirim bırakın

  • Değerlendirme
X