Sebep ve Müsebbep[1]
İnsanlar, sanatta ve fende ne kadar ileri giderlerse gitsinler, kendilerinden daha üstün bir eser yapamazlar. Bu muhâldir.[2] Bu hâle göre, toprak kendisinden daha mükemmel olan ağacı nasıl yapabiliyor veya ağaç kendisinden daha mükemmel olan bir meyveyi nasıl inşâ edebilir?
Bu eserler, zâhiren[3] ustaları gibi görünen şeylerden daha mükemmel olduklarından, ağacın da toprağın da ancak birer sebep, birer âlet veya birer vâsıta oldukları ve bu müsebbiplerin ve neticelerin bir Sâni-i Kadîr tarafından vücuda getirildikleri bedâheten[4] anlaşılmaktadır.
[1] Müsebbep: Sebep olunan, meydana çıkmasına sebebiyet verilen.
[2] Muhâl: Olması imkânsız.
[3] Zâhiren: Görünüşte, görünüşe göre, dış yüzü itibariyle.
[4] Bedâheten: En ufak bir şüphe ve tereddüde meydan vermeyecek derecede açıklıkla, açıkça.

Bu konuda geri bildirim bırakın