Üçüncü Hocam Molla Nadir Efendi
Ağrı’nın Kargalık Köyü’nde Nadir Efendi isminde bir müderris vardı. Şark’ın tanınmış ve itibarlı âlimlerinden olan bu zât, Efe Hazretleri’nin halifelerindendi. Erzurum’daki Hocam vefat edince Efe Hazretleri’nin tavsiyesiyle dersimi tamamlamak için onun yanına gittim. O da bizi memnuniyetle talebeliğe kabul etti ve tedrisata başladık. İki seneden fazla kendisinden ders aldım. Gerçekten hem dinî ilimlerde, hem de takvâ ve hüsn-ü ahlâkta mümtaz bir zâttı. Hacı Faruk Efendi’den sonra ikinci icazetimi 1953 yılında Nadir Efendi’den aldım. Kendisiyle senede birkaç defa Erzurum’da bulunan Muhammed Lütfi Efendi’nin ziyaretine gider, onun yanında birkaç gün kalırdık. Hoca Efendi devamlı olarak bana şöyle derdi:
“Efe Hazretleri’nin ziyaretinin bence çok ehemmiyeti var. Mantık, kelâm, fıkıh ve hadis gibi ilimlere muhtaç olduğumuz gibi, kalb ve rûhumuzun tenevvür ve inkişafı için mâneviyat sultanlarının sohbetlerine de muhtâcız. Çünkü onların sözlerindeki tesir bambaşkadır. Dünyada her hastalığın bir şifâsı olduğu gibi, kalbî ve rûhî hastalıkların şifâsı da büyük mürşitlerin sohbetlerindedir. İşte Efe Hazretleri de bu mürşitlerden biridir.”
Yine bir ziyaretimizde, Efe Hazretleri tarikatın âlem-i İslâm’da büyük evliyalar yetiştirdiğinden bahsetti. Molla Nadir Efendi:
“Efe’m, tarikata eskisi gibi itibar edilmiyor. Şimdiye kadar tarikat dersi almak için hiçbir kimse gelip kapımı çalmadı.” dedi.
Efe Hazretleri de:
“Ne yapalım, bu zamanın insanlarının gayeleri âhiretten ziyâde dünyadır. Bu ise; büyük bir cehâlettir. Bundan dolayı senin tedrisatın talebe yetiştirmen, tarikat ile yapacağın hizmetin çok fevkindedir. Çünkü cehâlet tarikat ile değil, ilim ile izale edilir. Onun için sen tarikattan ziyâde bu tedrisata devam et.” dedi.

Molla Nadir Efendi

Bu konuda geri bildirim bırakın