Tefekkür
Akıl, insan rûhuna hediye edilmiş bir nur ve bir cevherdir. Hak ve hakikate ulaşmada bir mürşid ve bir rehberdir. Akim şânı ise, zararları def ve menfaatleri celbetmektir. Bu noktadan, akıldan daha büyük bir nimetin tasavvuru mümkün değildir. Aklın vazifesi ise tefekkürdür. İnsan bu sayede mevcudatın sırlarına vâkıf olabilir. Tefekkür mârifet ve muhabbet-i İlâhiyenin vesilesi ve insanı ma’kul ve meşru olmayan şeylerden men edip, ulvî hakikatlere sevk eden bir nimet-i İlâhîyedir.
Evet, mârifet nûru insan kalbinde tefekkür neticesi olarak tecelli eden İlâhî bir hediyedir. İlâhî mârifete vesile olmayan aklın ise hiçbir kıymeti yoktur. Zira insanın istidat ve kabiliyetleri tefekkürle inkişaf eder ve insan, ancak bu sayede mükerrem ve mümtaz bir mahlûk olabilir. İnsanın bu tefekkür vazifesini hakkıyla îfâ edebilmesi ise, ilim ve mârifetle mümkündür.
Evet, meziyet ve faziletlerin en ulvîsi, mârifetullahtır. Cenâb-ı Hak bu hakikati:
قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذٖينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذٖينَ لَا يَعْلَمُونَ
“Hiç, bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”[1] âyet-i celîlesiyle beyan etmektedir. Sıddıkların en âla mertebesi tefekkürdür. Böyle şerefli bir hakikate ise aklı başında her insanın âşık olması ve muhabbet etmesi gerekmektedir.
Hazret-i Peygamber Efendimiz de tefekkürün ehemmiyetini, “Bir saat tefekkür bir sene nâfile ibâdetten daha hayırlıdır.”[2] hadis-i şerifiyle en güzel bir şekilde ifade buyurmuşlardır. Bu hadis-i şeriften de anlaşılacağı gibi tefekkür; ilim, mantık ve muhakemeye dayanan zor bir hakikattir. İşte Risale-i Nur bu zor hakikatin metod ve formüllerini en kolay bir şekilde ortaya koyan bir ilim ve irfan mektebidir.
İnsan ancak her biri İlâhî eser olan mahlûkatı tefekkür ekmekle mârifetullahda mesafeler alabilir. Cenâb-ı Hakk’ın zâtını tefekkür ise mümkün değildir. Nitekim Cenâb-ı Hak da Kur’ân-ı Kerim’de:
اِنَّ فٖي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِۚ
“Muhakkak ki, semâvat ve arzın yaratılmasında, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelip gitmesinde –uzayıp kısalmasında– akl-ı selim sâhipleri için Allah’ın birlik ve kudretine ait ibret verici deliller vardır.”[3]
وَهُوَ الَّذٖي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ فٖيهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَاراً وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ فٖيهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
“O, yeri döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratandır. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir kavim için ibretler vardır.”[4] gibi bir çok âyet-i kerime ile insanı âsar-ı İlâhîyeyi tefekküre sevk ediyor. Çünkü tefekkür, gafleti izale eder ve haşyeti celb eder.
İşte, bu sırra binaen, Risale-i Nur, gerek insanın kendi yaratılışında derç edilen, gerekse kâinatta sergilenen İlâhî eserler hakkında tefekkür örnekleriyle dolu engin ve zengin bir deryadır. İsm-i Hakem ve Hakîm’in mazharı olan Risale-i Nur, kâinattaki harika nizamı nazar-ı ibret ile temaşa ettirerek, insanı arş-ı kemâlata uruc ettirir. Kâinattaki her eseri, İlâhî birer mektub olarak gösterir ve onlarda tecelli eden esmâyı okutturur. Ni’met içinde in’amı gösterir, Rahman’ın iltifatını hissettirir. Masnu’dan Sani’i, mahlûktan Halik’ı, imkândan vücub’u gösterir. Akıl ve sair latifelerin tekâmülüne vesile olur. İnsanları, cehâlet lekesinden temizleyerek hürmete lâyık bir makama terakki ettirir. İnsanın yaratılmasından asıl maksadın mârifetullah olduğunu bildirir. Îman hakikatlerine ait binlerce delil ve bürhanlar ile fikir ve kalplerdeki zülumat ve karanlıkları izale ederek talebelerini ehl-i tahkik mertebesine çıkarır.
Fen ve ilmin hükmettiği bu asırda, Bediüzzaman Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’den mülhem olarak insanlar için en kısa, en sağlam, en şümûllü, şüphe ve tereddütlerden de en uzak bir tefekkür yolu açmıştır. Tarikatçı olsun olmasın bütün insanların istifadesine sunulan bu yolu sadece tarikat olarak göstermek hakikate muhaliftir.
[1] Zümer, 39/9.
[2] İbn Mübârek, Zühd, I/332.
[3] Âl-i İmran, 3/190.
[4] Ra’d, 13/3.

Bu konuda geri bildirim bırakın